Kategoriler
Araba Bilgisayar Bilim ve Teknik Eğlence Elektronik Ev Bahçe Finans Hobi İletişim Kadın Kim Kimdir Kültür ve Sanat Müzik Sağlık Seyahat Siyaset Spor Yaşam Yiyecek İçecek


invilon web hosting kampanyası

Batıl İnançlar ve Batıl İnançların Kaynakları hakkında faydalı bilgiler

Eğlence / Eğlenceli Bilgiler
/Dosyalar/1869_batil-inanclar-ve-batil-inanclarin-kaynaklari.jpg

İnsan topluluğu içinde yerleşmiş korkudan, ihtiyaçtan, bazı uğursuz tesadüflerin bıraktığı etkilerden doğma asılsız inanışlar batıl inançlar denir.

İçinde yaşadığımız bilim çağında bile ilkel insan topluluklarının inanışlarını yaşayan fertlere rastlanır. Korkunç doğa olayları, gökyüzü olayları karşısında çaresizlik duyan insanoğlunda Tanrı kavramı ile birlikte boş inanışlar da başlamış bunların birçoğu nesilden nesile aktarılarak zamanımıza kadar ulaşmıştır.

Bugün bereket dilenmek veya gazabından korunmak için Nil nehrine ülkenin en güzel bakiresini kurban edecek bir Mısırlı’ya rastlanmazsa da ay veya güneş tutulunca silah atarak sahan kapağı çalarak ayı veya güneşi kurtarmaya kalkışanlar yok değildir.

Gene bugün eğitimli bir insan kahve falından yarını öğrenmek istediği gibi üzerine titrediği yavrusunu kem gözlerden korumak için ona bir nazarlık takmayı da ihmal etmez. Bu insanın gizli bir kuvvete inanma ve böylece ferahlama ihtiyacından ileri gelir. Burada boş inanışlara “kendi kendine telkin” de karışmaktadır.

Boş inanışların kaynağına doğru gidilirse bunların arasında aile ve iş hayatını düzene koymak için sokuşturulmuş bulunanlara da rastlanır. Eski çağların terbiyecisi aile efradını “günah” la korkutmuştur. “Gece vakti tırnak kesmek günahtır” demekle kötü ışık şartları altında pis bir tırnağın oraya buraya sıçrayıp kalmasını hatta elin kesilmesini önlemek istemiş. Perşembe günü tırnak kesmenin sevap olduğunu eve bereket getireceğini söylemekle de tırnakların hiç olmazsa haftada bir kere kesilmesini sağlamaya çalışmıştır. Evlerde falan gün çamaşır yıkanır falan gün yorgan kaplanır. Eskiden hafta tatili olan cuma gününe yemekten başka iş bırakılmaz. Bu günah korkusu ile haftalık ev işlerini düzene sokmaktan başka bir şey değildir. Birçok evlerde bu geleneklere az da olsa rastlanmaktadır.

Çocuk çamaşırlarının bezlerinin gece ipte ve bahçede asılı kalması iyi sayılmaz. Çünkü zehirli bir böcek bu çamaşırlara gizlenebilir çamaşırların çalınması da mümkündür. Misafirin yolcunun arkasından hemen ortalık süpürmeye kalkılması kötü sayılmıştır. Çünkü misafirin herhangi bir sebeple geri dönüp o temizlik telaşını görmesi hoş olmaz. Gece sokağa kirli suları serpmek de çarpılmak korkusu ile önlenmiştir. Çünkü kirli suların yoldan geçen birinin üzerine gelmesi ihtimali vardır.

Bunun gibi daha birçok boş inanışlar sayılabilir. Batı dünyası özellikle Fransızlar ayna kırmanın uğursuzluk getireceğine inanırlar. Kazaen dahi olsa ayna kıran bir kimse yedi yıl bütün uğursuzluklara uğrayacağına inanır. Bazı ülkelerde de duvara dayalı bir merdivenin altından geçmek uğursuzluk sayılır. Gene batı dünyasında sofranın üzerine tuz dökülmesi, sofrada çatalların bir haç meydana getirecek şekilde üst üste konulması felaket öncüsü olarak kabul edilir.

Birçokları başkasının elinden makas, bıçak gibi kesici aletleri almazlar. Çok zorda kalırlarsa üzerine tükürüyormuş gibi yaparlar. Bunun gibi sabunu başkasının elinden almayanlar da vardır. Bunlar makası, bıçağı ancak ellerinin üzerine konulursa alırlar.

Birçok kimse zakkum çiçeğini koklarsa cehenneme gideceğine, incir ağacının altına su dökmenin, çarşamba günleri çamaşır yıkamanın, hatta göz seyirmesinin kötü olaylara yol açacağına inanır. Birçok yerlerde de ölünün üzerine bıçak konulur. Bunların doğrudan doğruya dinle ilgisi olmamakla beraber çok eski kavimlerden günümüze kadar geldiği sanılmaktadır.

Batıl İnançların Kaynakları

Büyü gibi yüzyıllar boyunca cahil halkın soyulmasına sebep olmuş tamamiyle boş inanışlar da vardır. Günümüzde de büyüye inananlar az değildir. Çünkü boş inanışları yaşatan aciz ve çaresizliklerdir. İnsanların bu zaafından faydalanan birtakım açıkgözler türemiş bunu bir kazanç haline getirmişlerdir.

Boş inanışlar arasında adaklar da büyük yer tutar. Adaklar ümitleri yaşattıkları ve insanlara bu yönden kuvvet verdikleri için kıymetlerini ve boş inanışları içinde kuvvetli yerlerini yüzyıllarca sürdürmüşlerdir.

Batılılar 13 sayısını uğursuz sayarlar, bir kibritten üç sigara yakılırsa o üç kişiden birinin felaket göreceğine inanırlar. Çünkü İsa’nın öldürülmeden önce Havariler’le birlikte yemek yediği akşam sofrada onüç kişi varmış. Bir savaşta da gece sigara yakmak için askerler kibrit çakmışlar bunun üzerine düşman onların bulundukları yere ateş edince sigarasını aynı kibritten yakan üçüncü asker yaralanıp Ölmüş.

Fatih İstanbul’u bir salı günü aldığı için Hıristiyanlar salı gününü uğursuz saymışlar. Sonradan bu zihniyet Türklerin boş inanışları arasına da girmiş “Salı günü başlanan işler sallanır” gibi tamamiyle boş ve yersiz bir inanış haline gelmiştir.

Boş inanışları destekleyen ve yaşatan unsurlardan biri de rüyalardır. Bilim dünyası tam bir izahını yapamadığı için rüyalara inanan insanlar pek çoktur. En medeni insanlar arasında rüyalara inananlar insan beyninin alıcı vs verici bir radyo istasyonu halinde bulunduğunu başka dimağların duygu, istek ve kararlarını aldığını ve kendi kararlarını hareketlerini başka beyinlere ilettiğini ileri sürerler.
İlginizi çekecek diğer makaleler
  • Düşünürken Neden Elimizi Şakağımıza Dayarız

  • En ünlü sayılar ve anlamları

  • Eskimolar buzdan evlerini nasıl ısıtırlar

  • İsmini Kişilerden Alan Ülkeler

  • Dünyadaki en büyük 10 tapınak

  • Neden ata soldan binilir

  • Anlamını bilmediğimiz kelimeler

  • Ayrılık sonrası yapılmaması gerekenler

  • Batıl İnançlar ve Batıl İnançların Kaynakları

  • Bukalemunların derilerinin rengi

  • Yorum Yazabilmek için üye olmanız gerekmektedir!
    Kaynak :
    Gösterim Sayısı : 3387
    Aldığı Puan : 7
    Puanlama yap :
    Eklenme Tarihi : : 05.04.2014
    Anahtar Kelimeler
    Reklamlar