Kategoriler
Araba Bilgisayar Bilim ve Teknik Eğlence Elektronik Ev Bahçe Finans Hobi İletişim Kadın Kim Kimdir Kültür ve Sanat Müzik Sağlık Seyahat Siyaset Spor Yaşam Yiyecek İçecek


invilon web hosting kampanyası

Sembolizm hakkında faydalı bilgiler

Kültür ve Sanat / Edebiyat
/Dosyalar/2040_sembolizm.jpg

Sembolizm;hem gerçeği göstermek hem de onun sınırlarını aşmak arzumuza aynı zamanda cevap veren bir sanat biçimidir.Doğrudan doğruya sözle anlatılamayan derin duygularla heyecanları sembolik kelimelerin müziğiyle anlatmaya çalışan bu akım,Parnasizm’e tepki olarak doğmuştur.XIX.yüzyılın son yarısında Fransa’dan bütün Avrupa’ya yayılmıştır. Sembolistler,bireyin duygusal yaşantısını dolaysız bir biçimde anlatmak yerine simgelerle yüklü örtük bir dille anlatma yoluna giderler. Akımın öncülüğünü yapan Verlaine ve Rimbaud gibi şairler,Charles Baudelaire’nin şiir ve düşüncelerinden özellikle de “Elem Çiçekleri” şiirinden büyük ölçüde etkilenirler. Simgecilere göre şiirin teması,bir müzik parçasında olduğu gibi özenle seçilmiş sözcüklerin uyum,ton ve renklerin incelikli bir biçimde düzenlenmesi yoluyla işlenebilir.Sembolistlerin,şiirin özüne ağırlık vermeleri, sanatın  öteki bilgi ifade araçlarından daha üstün olduğu inancına dayanır. Sembolizm,1890 yılında doruğa ulaşır;ama ,1900'den sonra akıma duyulan ilgi azalmaya başlar. Gene de sembolistler.XX.yy.İngiliz ve Amerikan edebiyatları üzerinde güçlü ve kalıcı etkiler bırakır ve getirdikleri yeniliklerle çağdaş şiiri zenginleştirirler.Eliot’ın şiirlerinin yanı sıra James Joyce ve Wirginia Woolf’un anlatıdan çok sözcüklerin uyumuna ve imge düzenlemelerine önem veren romanlarında da sembolist kuramın etkisi görülür.

Özellikleri:

Sembolizm ile edebiyat; fizyolojiden psikolojiye,  gözlem ve deney yolundan duygu ve bilinçaltına,  nesnellikten öznelliğe, somutluktan soyutluğa,  açıklıktan kapalılığa yönelmiştir.
Sembolizm, görüneni sert görüntüsünden uzaklaştırarak hayal ve rüya ortamı içerisinde sunar. İzlenimler ile insan ruhunun gizli ilişkileri anlatılır.
Sessiz ve durgun bir ortamda renkli tabloların çizimine önem verilir.
Şiirde, okuyanın ferdi yorumuna önem vermek için mana ikinci plana atılmıştır. Bunun için de mecazlara ve sembollere çokça yer verilmiştir.
Sembolizmde fikir değil,  duygu önemlidir.
Sembolizmde; rüya, hülya, melankoli, ölü şehirler, esrarlı şeyler üzerinde durulur.
Sembolizmde; klasik nazım biçimleri yerine, müstezat ve serbest nazım, bununla birlikte ağır bir dil de kullanılmıştır.
Dış dünya olduğu gibi değil; hissedildiği, algılandığı, duyulduğu gibi yansıtılır.
Sanat sanat içindir, ilkesine bağlı kalınmıştır.
Şiirde, önemli olan musikidir; musiki değeri olmayan sözcükler kullanılmaz.
Şiirde anlam aranmaz; çünkü şiir, anlaşılmak için değil, duyulmak içindir.
Dil, herkesin anlayacağı seviyede değil; oldukça ağırdır.

Akımın Oluştuğu Ortam
Gözlem ve deney metotlarını benimseyen Realist ve Naturalist edebiyatın egemen olduğu dönemde, Fransa’da bir yandan da idealist felsefe yayılmaya başlamıştı. Zaten aşırı gerçekçi bir yaklaşım, insanlara aradığı mutluluğu verememişti. Üstelik Fransa’da 1870 askeri bozgunundan sonra, halkta karamsarlık, bezginlik, siyasal ve toplumsal alanda bazı değişiklikler yapılmasını gerekli kılıyordu. Ruhsal bunalım içindeki genç kuşak, eskiyi yıkmak, geleneğin dışında bir yol tutmak eğiliminde idi. Bu sırada Alman filozof Schopenhauer’in ileriye sürdüğü “Dünya bir tasavvurdan ibarettir.” görüşü gençler tarafından benimseniyordu. Artık görünene değil, bilinç altına, öznelliğe yönelindi. Böylece Sembolizm oluşmaya başladı.

Akımın Felsefesi

Dünyayı bir tasavvurdan ibaret gören, gerçeğe sırt çeviren Sembolist şair imgesel bir dünyada yaşar. Onlara göre gerçeği olduğu gibi anlatmanın imkanı yoktur. Duyularımız, dış dünyayı olduğu gibi değil, onun asıl halini değiştirerek bize ulaştırır. Nasıl düz bir çubuk, suda kırık görünürse, dış dünyadaki maddeler de gerçek durumlarıyla görünmezler. Öyleyse biz dış dünyayı hiçbir zaman gerçek halleriyle anlatamayız. Ancak ondan aldığımız izlenimleri anlatmış oluruz. Bu da kişiden kişiye değişir.

Türk Edebiyatındaki Etkisi:

Sembolizm,Türk edebiyatında da yankısını bulmuştur.İlk etkiler,Servet-i Fünun şairi Cenap Şahabettin’de görülür. Ancak,bu akımın bütün kurallarını benimseyen ve ona uygun şiirler yazan Ahmet Haşim’dir.Ahmet Hamdi Tanpınar ve Ahmet Muhip Dranas’ta da bu etki sezilmektedir.

Akımın Konusu
Sembolizm’de şair sadece kendinden, kendi duygu ve izlenimlerinden söz eder. Anlamda kapalılık esastır.

Bu nedenle Sembolist şair aydınlıktan kaçar. Güneş batmaları, kısık lambalar, perdelere vuran gölgeler, ay ışığı, durgun sular, sararmış yapraklar, sessizlik, bilinmedik uzak ülkeler özlemi konularında şiir yazmıştır. Toplumsallıktan kaçmak, insanlardan uzak yaşamak, bu şairlerin tercihidir.

Akımın Dil ve Üslubu

Sembolist şair bir anlamı açıklamak için değil, bir duyumu sezdirmek için şiir yazar. Bu nedenle şiirde telkin yolunu kullanır. Ona göre nesneler birer semboldür. Verilmek istenen anlam mutlaka bir sembolün arkasında gizlidir. Bazen kelimeler imgeleri karşılayamayabilir. Bu durumda şair, sözcüklere yeni anlamlar yükler, alışılmamış eski sözcükleri yeniden kullanır ya da birtakım yeni sözcükler uydurup, dilin geleneksel söz dizimini bozar.

Şiirde kullanılan sözcüklerin ses özelliği çok önemlidir. Çünkü Sembolizm’de “şiirin sözden ziyade musikiye yakın” olması aranır. Sembolist şair Verlaine “Musiki, her şeyden önce musiki” derken şiirde neyin önemli olduğunu ortaya koyar. Bu nedenle şair, sesleri ahenkli olduktan sonra her sözcüğü kullanabilir.

Sembolizm’de evren bir bütün olarak görülmüş ve bu nedenle duyular arasında fark görülmemiştir. Sonuçta bir duyuyla ilgili olan sözcük, diğer duyular için de kullanılabilir. Sembolist şiirlerde acı yeşil, siyah korku, beyaz titreyiş ifadeleri böyle bir anlam ilgisini karşılar.

Dildeki bu özellikler, sembolist şiiri zor anlaşılan, hatta anlaşılmayan bir şiir haline getirmiş, bu, onun okur sayısını son derece azaltmış, bir salon edebiyatı haline gelmesine neden olmuştur.

Biçim olarak klasik nazım biçimleri yerine, şairin isteğine göre bir biçimi benimsemesi uygun görülmüştür. Çoğu şiirde biçim serbestliği vardır. Elbette bir musiki oluşturmak isteyen şair ölçü, kafiye gibi ahenk oluşturan unsurları da ihmal etmemiştir.

Akımın Temsilcileri

E.A.Poe: Çağdaş kısa öykünün kurucusu sayılır.Şiirleri teknik,ritim ve müzik bakımından olgundur.(Eserleri:
Kuzgun,Çanlar,Altın Böcek,Morg Sokağı Cinayeti…)

C.Baudelaire: Poe’nin etkisiyle yazmış,sözcükleri bilinen anlamları dışında kullanarak,çağrışımlarla
yani kapalı anlatımla duygularını sezdirmeye çalışmıştır.(Eserleri:Kötülük Çiçekleri,Yapma Cennetler…)

S.Mallarme:”Saf şiir”yaratmak için biçim olgunluğunu kırmış,sözcüklerin ,uyağın ve gramerin
bilinen biçim anlatımlarının dışına çıkmıştır.(Eserleri:Eski Tanrılar,Şiirler…)

P.Verlaine:Müzikli ve kapalı üslubuyla,duygu ve görüntünün bütün inceliklerini ve ayrıntılarını
ortaya çıkarmaya çalışmıştır.(Eserleri:Aşıkların Bayramı,Güzel Şarkı,Sözsüz Romanlar…)

A.Rimbaud: Empresyonistler arasında da sayılan ve sürrealizme kaynaklık eden sanatçıya göre
şair,bütün duygularının düzenini değiştirmeli,evrenin yeni boyutlarını görmeli ve anlatmalıdır.(Eserleri:Sarhoş Gemi,Cehennemde Bir Mevsim,İlhamlar…)

İlginizi çekecek diğer makaleler
  • Düşünceyi Geliştirme Yolları

  • Peyami Safa Kimdir

  • Cumhuriyet Dönemi Genel Özellikleri

  • Ömer Seyfettin

  • Servet-i Fünun Edebiyatı Edebiyat-ı Cedide

  • Naturalizm Doğalcılık

  • Cumhuriyet Gazetesi Hakkında Bilgiler

  • Sözlü Edebiyat

  • Edebi Akımlar

  • Türkiye Dışındaki Çağdaş Türk Edebiyatı

  • Yorum Yazabilmek için üye olmanız gerekmektedir!
    Kaynak :
    Gösterim Sayısı : 2093
    Aldığı Puan : 0
    Puanlama yap :
    Eklenme Tarihi : : 17.04.2014
    Anahtar Kelimeler
    Reklamlar
    izmir web tasarım
    Kadın sitesi
    hemoroid doktoru izmir
    Yüklenme Zamanı : 0,577201 seconds