Kategoriler
Araba Bilgisayar Bilim ve Teknik Eğlence Elektronik Ev Bahçe Finans Hobi İletişim Kadın Kim Kimdir Kültür ve Sanat Müzik Sağlık Seyahat Siyaset Spor Yaşam Yiyecek İçecek


invilon web hosting kampanyası

Atomculuk felsefesi nedir hakkında faydalı bilgiler

Kültür ve Sanat / Felsefe
/Dosyalar/1464_atomculuk-bolunemezcilik-felsefesi-nedir.jpg

Atomculuk, maddenin ya da bütün karmaşık fenomenlerin sabit, değişmez, bölünemez parçacıklardan (atomlardan) oluştuğunu ileri sürerek tek gerçeklik olarak gördüğü maddi dünyayı bu bakış açısıyla açıklamaya çalışan felsefi bir öğretidir.  Bu öğretiye göre, maddenin artık daha fazla bölünemeyen ve daha küçük parçalara ayrılamayan en son par­çaları "atomlar"dır ki, zaten atom  sözcüğü de Antik Yunancada bölünemeyen, parçalanamayan anlamına gelmektedir. Atomculuğun en bilindik temsilcileri, Antik Yunan filozofları Demokritos, Leukippos,
Epiküros’tur.
 
Atomculuk (Bölünemezcilik) Okulu, maddeci filozoflar Empedokles ve Anaxagoras'ın ardından Leukippos ve onun öğrencisi Demokritos tarafından benzer bir materyalizm doğrultusunda oluşturdukları ve geliştirdikleri atom düşüncesiyle anılan felsefe okulu.
 
Atomcu okul bir yandan Parmanides'ın monist yaklaşımına öte yandan Anaxagoras'ın çoğulcu yaklaşımına bir tür tepki olarak gelişmiştir; özellikle de birincisine karşı.Demokritos yalnızca varolanları değil ruhu da atomlardan oluşan bir şey olarak düşünerek materyalizmi ileri noktalara taşımış, felsefe tarihinde materyalizm eğilimi için en güçlü başlangıç noktalarından birini meydana getirmiştir.

Atomcu okula göre evren bileşik cisimlerden oluşur, bunlarsa maddenin en küçük ve bölünemez parçası olarak kabul edilen atomlardan meydana gelir. Başka bir açıdan bu okul, evrendeki her şeyin boşluk içindeki hareketleri sonucu meydana geldiğini, dolayısıyla evrende mutlak anlamda bir nedenselliğin varolduğunu, insan ruhunun da daha incelmiş atomların hareketinden oluştuğunu, hatta bir yerde tanrıların bile maddesel olduklarını öne sürer. Atomculuk (Bölünemezcilik), materyalizmin bir bicimi olarak daha sonra Epiküros ve Lukretius tarafından savunulacak ve uzun bir dönem sonra etkisini kaybedecektir. Onun 17. yüzyılda bilimsel çalışmalar ve teoriler içinde yeniden canlandığını görüyoruz.

Her şey görülemeyecek, hatta daha fazla bölünemeyecek kadar küçük atomlardan oluşur (Atom sözcüğü ufalanamayan anlamına gelen Yunanca kelimeden türemiştir). Varolan her şey atomlar ve boşluktur. Var olan bütün farklı nesneler, atomların boşlukta meydana getirdikleri farklı bileşimlerden ibarettir. Atomlar yaratılmamıştır ve yok edilemez; evrendeki bütün değişme ya atomların ya da yerlerinin değişmesinden meydana gelmiştir.

Doğadaki her şey, bu bileşenlere ayrılabilir ve bu sebeple gördüğümüz tüm çeşitlilik aslında tek bir türe yani atomlara indirgenebilir. Anaksagoras’tan farklı olarak Atomcular, bu sonsuz sayıdaki bileşenlerin niteliksel olarak değil sadece büyüklük ya da şekil anlamında niceliksel farklılıklar gösterdiklerini ifade ederler. Anaksagoras’ın Nous’una başvurmamış, her şeyi mekanik nedenlerle açıklamaya çalışmışlardır. Değişim zaten atomların içinde bire özsel nitelik olarak bulunmaktadır. 

Atomcu felsefe tarihte üç isimle anılır. Eski Yunan’da Leukippos ve Demokritos, Roma’da ise Epiküros’tur. Bu seminerin konusu ilk atomcular Leukippos ile Demokritos ve onların atomcu felsefelerdir.

Düşünce tarihindeki mikro seviyeye dair ilk görüşler felsefe alanından geldi. 2500 yıl kadar önce İlkçağ felsefinde ortaya konan Atomculuk, bu konuda bilinen ilk felsefi görüştür. Bir ontoloji kavramı olarak bu öğretiyi ilk olarak Leukippos’un geliştirdiği kabul edilmektedir. Sistematik olarak bu teoriyi ilk ortaya koyan kişinin ise Demokritos olduğu hususunda görüş birliği bulunmaktadır. Bu görüşe göre maddenin kendisinden oluştuğu, görünmeyen ve bölünemeyen en küçük birim olan atomlar, ezeli ve ebedidirler; var olan her şey boşluğa dağılmış olan atomlardan ibarettir. Sonsuz sayıdaki atomların birbirlerinden farklı büyüklük ve şekilleri vardır; maddi dünyadaki tüm farklı özellikler, atomlardaki bu farklılıklardan çıkarsanabilir. Değişim denilen olay, sadece atomların birleşmesi ve ayrılmasıdır. Yalnız atomlar gerçektirler, bunlar dışındaki şeylerin varlığı sadece düşseldir. Atomculuk anlayışıyla, mekanik nedensellikle işleyen bir dünya anlayışı savunulmuştur. Atina’da kurulmuş bir felsefe okuluna sahip olan Epikuros, atomların biçimlerinin sonsuz olmadığı ve kendiliklerinden ağırlık taşıdıkları gibi bazı düşünceleriyle Demokritos’tan ayrılmış olsa da; Demokritos’un Atomcu felsefesinin temel öğretilerinin yayılmasındaki en büyük pay sahibi kişi Epikuros’tur. Materyalist Atomcu görüşü benimseyen diğer ünlü bir isim ise Lukretius olmuştur. Atomculukla ilgili görüşler sadece materyalist düşünürler tarafından savunulmamıştır; İslam düşüncesinin içerisinde bazı kelamcılar da Grek Atomculuğu’nun ezelilik ve sonsuz sayıda olma fikirlerine karşı çıkarak, Tanrı’nın etkinliğine açık bir Atomculuğu savunmuşlardır. Atomculuk öğretisinde, maddenin, gözle görülemeyen ve bölünemeyen en küçük parçacıklarına ‘atom’ denilmiştir. Oysa günümüzde ‘atom’ olarak adlandırılan maddenin küçük birimi altında proton ve nötron gibi parçacıklar, onların altında ise kuarklar keşfedilmiştir ve hatta bunların altında da alt-parçacıklar olmasının mümkün olduğu tahmin edilmektedir. Bu yüzden, Atomculuk öğretisindeki, bölünemeyen ve metafizik bir kavramlaştırma olan ‘atom’ ile günümüzdeki, fizik bilimlerinin konusu, deney ve gözlemlerin objesi olan ‘atomu’ birbirine karıştırmamak gerekir. Bunlar birbirlerinin aynı olmasa da birbirleriyle ilişkilidir. Her iki ‘atom’ kavramı da gözlenen evreni, çıplak gözle gözlenemeyen mikro seviyeden hareketle açıklamak için kullanılmıştır. Atomculuk öğretisindeki felsefi yaklaşım, gözlenemeyen ve sadece spekülasyonun konusu olabilen mikro dünyaya ulaşmadaki yetersizliklerden dolayı gözlenen evreni açıklamakta yetersiz kalmıştır. Fakat, Popper’ın da dikkat çektiği gibi Demokritos’un yaklaşımı; metafizik (yanlışlanamaz) olan bazı hipotezlerin, nasıl anlamlı ve verimli olabileceğini görmemizi sağlar.

Modern fizikle birlikte mikro dünyaya ulaşım olanakla-rının artmasıyla, gözlenen evrendeki bütün olguları, mikro dünyaya indirgeyebilme ideali hiç umulmayan zorluklarla yüzleşmiştir. Modern fiziğin makroya dair en önemli teorisiyle (izafiyet teorisi), mikroya dair en önemli teorisi (kuantum teorisi) arasındaki uyumsuzluk ve daha sonra göreceğimiz başka sorunlar, mikro dünyaya indirgemeyle gözlenen evrenin açıklanmasını olanaksız kılmaktadır. Sonuçta Demokritos’un memnun olacağı bir sonucun, modern bilimin atom-altı dünyaya dair teorilerinden çıktığını söyleyemeyiz. Çıplak gözle görülemeyen maddenin mikro seviyesinden hareketle felsefi fikirler oluşturulmasından ancak binlerce yıl sonra mikro seviyeye ait bilimsel görüşler oluşmuştur. Bunun en önemli sebeplerinden biri, mikro dünyaya nüfuz etmeye olanak verecek güçteki mikroskop ve benzeri araçların, düşünce tarihine göre çok yeni olmalarıdır. Mikroskoplar icat edilip geliştirildikçe önce biyoloji ve biyoloji felsefesinde, daha sonraysa mikro fizik ve bu alanla ilgili felsefi konularda çok önemli gelişmeler oldu. Ayrıca CERN11 gibi yüksek seviyede teknoloji ve büyük sermaye ürünü laboratuarların kurulması, atom-altı dünyaya dair bilgimizi arttırmıştır ki insanlık tarihine göre bu da çok yenidir. Doğa bilimlerinde oluşan bilimsel birikim, güçlü mikroskop ve yeni laboratuar ortamlarıyla buluşunca atom-altı dünya salt felsefi spekülasyonun konusu olmaktan çıktı ve doğa bilimlerinin ilgi alanına kaydı. Fakat mikro dünya, felsefenin ilgi alanı olmaktan çıkmadı; ancak fark, felsefenin kulağını artık doğa bilimlerinden gelecek verilere kabartmasındadır
İlginizi çekecek diğer makaleler
  • Denis Diderot (1713 - 1784)

  • İndeterminizm nedir

  • Paralojizm Nedir

  • Filozofların meslekleri

  • Şüphecilik Felsefesi nedir

  • Varoluşçuluk Nedir

  • Taoizim nedir

  • Sensüalizm nedir

  • Ockhamlı William (Guillelmus De Ockham) Kimdir

  • Atomculuk felsefesi nedir

  • Yorum Yazabilmek için üye olmanız gerekmektedir!
    Kaynak :
    Gösterim Sayısı : 2270
    Aldığı Puan : 0
    Puanlama yap :
    Eklenme Tarihi : : 19.03.2014
    Anahtar Kelimeler
    Reklamlar
    izmir web tasarım
    Kadın sitesi
    hemoroid doktoru izmir
    Yüklenme Zamanı : 0,4992009 seconds